Adriyatik incisi Dubrovnik gezilecek yerleri

Hırvatistan’da bulunan ve dünya üzerinde yer alan en doğal şehirlerden biri olan Dubrovnik, özellikle tarihi yapısıyla öne çıkmakta olan bir şehirdir. Tarih eserleri, doğal güzellikleri, muhteşem suları ve harika mimarisi öne çıkan bu şehir, Bizanslıların, Osmanlıların, Yugoslavların ve Fransızların belirli dönemlerde hakimiyeti altına girmiş olan bir şehirdir. Bu şehirde varlığını sürdürmüş olan her medeniyetin geçmişten kalma birçok eseri bulunmaktadır.

Dubrovnik’in Gezilecek Yerleri

  1. Stradun Caddesi: Stradun Caddesi’nin en önemli özelliklerinden biri, Old Town’u ikiye bölerek harika bir görselliğe sahip olmasıdır. Şehrin ana caddesi olarak bilinen Stradun, her yıl birçok etkinliğe, kutlamaya ve törene imza atmaktadır. 300 metre kadar bir uzunluğa sahip olan Stradun, Roma ve Yunan izleri taşımakta olan bir caddedir.
  2. Büyük Onofrio Çeşmesi: Dubrovnik şehrinin simgelerinden biri haline gelen Büyük Onofrio Çeşmesi, 1436 yılında inşa edilmiş bir çeşmedir. Oldukça devasa bir görüntüsü olan bu çeşmenin 116 metre kadar yüksekliği bulunmaktadır. Ayrıca bu çeşmeye gelen su toplamda 11.7 km uzaklıktan getirilmektedir. Mimarisi nedeniyle günümüzde turistler bu çeşmeye büyük bir ilgi göstermektedir.
  3. Fransisken Manastırı: Dubrovnik’te bulunan tarihi yapılar arasında büyük bir önem taşıyan Fransisken Manastırı, 13. yüzyıldan bu yana kadar halen daha varlığını sürdüren bir yapıdır. Özellikle Rönesans ve Gotik etkilerinin fazlasıyla izlerini taşıyan bu yapı, içerisinde bir adet müze ve bir adet kütüphane bulundurmaktadır. Bu kütüphanenin içerisinde toplamda 70.000’den fazla kitap yer almaktadır.
  4. Çan Kulesi: 1444 yılında Dubrovnik’te yaşamını sürdürmekte olan yerel ustaların bir eseri olan Çan Kulesi, 1664 yılında meydana gelen bir deprem nedeniyle eğilmiştir. Bir süre eğik bir şekilde varlığını sürdüren bu kule, en son 1929 yılında güvenlik gerekçesiyle yıkılmış ve yerine yenisi yapılmıştır.
  5. Rektör Sarayı: Dubrovnik Müzesi Tarih Bölümü’nü içerisinde bulundurmakta olan bu saray, bölgenin en eski yapıları arasında yer almaktadır. İçerisinde Barok, Rönesans ve Gotik etkilerini barındırmakta olan bu yapı, sürekli olarak yenileme çalışmalarına tabi tutulmuş ve orijinalliği korunmaya çalışılmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir